Hesap İşletim Ücreti

DANIŞTAY 15. DAİRESİ 2014/9570 ESAS, 06/02/2018 GÜN VE 2018/1194 KARAR, SAYILI KARARI İLE BANKALAR VADESİZ MEVDUAT HESAPLARINDAN "HESAP İŞLETİM ÜCRETİ" ALAMAYACAK

Sayfalar

Site İçinde Ara

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim
DANIŞTAY 15. DAİRESİ 2014/9570 ESAS, 06/02/2018 GÜN ve 2018/1194 KARAR, SAYILI KARARINA GÖRE; BANKALAR VADESİZ MEVDUAT HESAPLARINDAN "HESAP İŞLETİM ÜCRETİ" BEDELİ ALAMAYACAK

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Ölen kişinin kredi borcunu sigorta şirketi öder

Bankadan kredi kullanan birinin ölümü halinde, kredinin kalan borcunu sigorta şirketi ödemek zorundadır.

Bir tüketici bankadan kredi kullandığı sırada kendisine hayat sigortası sözleşmeside yapılmıştır. Banka, sigorta bilgi formunda sigorta poliçesinin neleri kapsadığını tüketiciye bilgilendirmemiş ve varsa hastalıklarıyla ilgili olarak yazılı bir beyan da almamıştır. Krediyi alan tüketici ölmüş ancak banka kredinin kalan borcunu mirasçıları tarafından tamamının ödenmesini istemiştir. Açılan davada mahkeme bankayı haklı görmüştür.

Mirasçılar temyiz başvurusunda bulunarak davanın bozulmasını istemişlerdir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, temyiz talebinde bulunan mirasçıların temyiz başvurusunu kabul etmiş ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Bu karar emsal olduğundan, bundan böyle hayat sigortası teminatı yaptırmış birinin bankadan kredi kullandığı sırada ölümü halinde mirasçıları kalan kredi borcunu ödemeyecek ve sigorta şirketi kredi borcunu ödeyecektir.





T.C.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi        
Esas No           : 2013/7007
Karar No        : 2014/6591
Karar Tarihi  : 09.04.2014

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ          : 04/12/2012
NUMARASI   : 2009/151-2012/512

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkillerinin murisi olan A. A.'ın, vefatından bir süre önce A. Türk A.Ş ile 2 adet tüketici kredisi sözleşmesi imzaladığını, bankadaki görevlinin tüketici kredisi verilirken bu kredilere ilişkin 2 adet hayat sigortasının düzenlediğini, ilk poliçenin 28.05.2008, ikinci poliçenin de 11.06.2008 tarihinde başladığını, A. A.'ın kronik böbrek yetmezliği hastası olduğunu ancak hastalığını saklaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, hastalığını banka görevlilerinin de bildiğini, A. A.'ın 27.12.2008 tarihinde organ nakli için operasyon geçirdiğini, ancak ilerleyen günlerde enfeksiyon kaptığını ve 14.01.2009 tarihinde vefat ettiğini, vefatı sonrasında eşi ve mirasçısının kredi bedellerinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurduklarını, ancak davalının talebi, müteveffanın böbrek hastalığının sigorta sözleşmesi yapılırken kendilerine bildirilmediğinden beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle reddettiğini, müteveffadan sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge istenmesi yönünde bir istekte bulunulmadığını, bu konuda hiçbir soru sorulmadığını, davalının gerekli araştırma ve incelemeleri yapma yetkisinin olduğunu, davalı sigorta şirketinin prim farkını isteyerek ya da o oranda düşme yaparak ödeme yapabilecekken poliçe bedelini geri ödemeden cayma hakkını kullanmasının iyi niyetli bir davranış olmadığını, Ayhan Aksan'ın ölüm sebebinin de kronik böbrek yetmezliği olmadığını, geçirdiği operasyon sonrasında kapmış olduğu enfeksiyon nedeniyle vefat ettiğini, gerçekleşen bu rizikonun bildirim yükümlülüğünün ihlali ile bir bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve ayrıca müvekkillerinin dava sonuçlanana kadar ödeyecekleri kredi miktarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; Kredi Hayat Sigorta Başvuru Formunda sigorta ettirenin hastalığını beyan etmediğini, dolayısıyla Y963384 numaralı poliçe kapsamında sigorta ettirenin Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2.2 maddesi uyarınca beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu durum karşısında müvekkilinin yasal cayma hakkını kullandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisi A. A.'ın Kredi Hayat Sigortaları Başvuru Formunun "Sağlık Beyanı" başlıklı maddesinde "Halen tedavi, tetkik, doktor takibi veya ilaç kullanımı gerektiren bir sağlık sorununuz var mı ya da herhangi bir maluliyet, yaralanma veya kronik hastalıktan muzdarib misiniz (cevabınız evet ise lütfen açıklayınız, ameliyat, patoloji ve son kontrol raporlarını forma ekleyiniz)" ibarelerini içeren Soru altındaki "evet" ve "hayır" seçeneklerinin işaretlenmediği, poliçenin düzenlendiği 11.06.2008 tarihinde muris Ayhan Aksan'da kronik böbrek yetmezliği hastalığı olduğu, sürekli ayaktan periton dializi uygulanan kişinin ölümünün böbrek nakli sonrası gelişen enfeksiyon ve komplikasyonları sonucu olduğu, ölümü ile hastalığı arasında illiyet bağının bulunduğu,, davalının cayma hakkını kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Genel olarak hayat sigortalarında bir kimsenin hastalığı, nihai olarak sigortacının taşıdığı rizikoyu arttıran bir husustur. Sigortacı bu durumda ya hiç sigorta sözleşmesi yapmamakta ya da daha ağır şartlarla sigorta sözleşmesi yapmaktadır. Davaya konu kredi hayat sigorta sözleşmelerinde asıl amaç sigorta ettirenin bir ihtiyacının karşılanması olmayıp, bankanın kredi verdiği kişinin ölüm nedeniyle krediyi geri ödeyememesi nedeniyle maruz kalacağı riskin teminat altına alınmasıdır. Somut olayda Tüketici kredi sözleşmesinde müteveffanın hayat sigorta yaptıracağının düzenlenmiş olması ve kredi sözleşmesinin yapıldığı banka şubesi tarafından düzenlenen kredi hayat sigortaları başvuru formunun matbu olarak düzenlenerek müteveffanın kimlik bilgileri dışında diğer kısımların doldurulmamış olması da değerlendirildiğinde sigorta ettirenin ihtiyaçlarından ziyade kredi veren kurumun, bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşme söz konusu olduğundan sözleşmelerde görülen irade özgürlüğü bulunmadığı, ayrıca eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine bildirilmemesinin bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 29.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Güvenli İnternet İhbar

FLAŞ... FLAŞ... FLAŞ... TURKCELL'E YARGI ŞOKU..!

Tüketici Hukuku Akademisi

Yorum Ekle



Tüketici Hukuku Akademisi

BİLGİ: CEP TELEFONU VEYA E-POSTA ADRESİNİZE GELEN "DOSYA MASRAFI VE KREDİ KARTI AİDAT KESİNTİLERİNİ GERİYE DOĞRU 10 YIL OLARAK ALIYORUZ" ŞEKLİNDEKİ SMS, MAİL VE SESLİ ÇAĞRILARA İTİBAR ETMEYİNİZ... BU BİR DOLANDIRICILIKTIR!!!

Yorum Ekle

ip adresi

Paylaş- Twitle-Mail- Yazdır-Ekle

Tüketici Hukuku Akademisi Gadgets