Sayfalar

Site İçinde Ara

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

4 Eylül 2015 Cuma

Tüketici Hakem Heyetleri ve Yaşanan Sorunlar




TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ ve YAŞANAN SORUNLAR…

Kuruluş
Ülkemizde, çağdaş Tüketici Yasası 1995 yılında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun olarak yürürlüğe girmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 2003 yılında 4822 sayılı kanunla günün gereksinimlerine uygun ve daha çağdaş hale getirilmiştir.

14 Haziran 2003 tarihinde önemli ölçüde değiştirilerek yürürlüğe giren yasa, tüketici kredilerinden ayıplı mala, taksitli satıştan kapıdan satışa, promosyondan tüketici hakem heyetlerine, kamusal hizmetlerden, reklamlara kadar birçok konuda yeni düzenlemeler getirmektedir. Daha sonra yapılan ek değişiklikler ile yeni düzenlemeler getirildi. Yapılan tüm bu değişikliklerin amacı, Ulusal Hukuk’u Avrupa Birliği Hukuku’na uyumlu hale getirmek ve küreselleşen yeni ekonomik düzende ortaya çıkan yeni hak ihlâllerine karşı koruma mekanizması getirmektir. 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketici Kanunu ile kapsam bir anlamda daha da genişletilerek yeni haklar getirilmiş oldu.


İşleyiş
81 İl ve 919 ilçede Tüketici Hakem heyetleri bulunmaktadır. Artan iş yükü dolayısıyla bazı ilçelerde birden fazla heyet kuruldu. Bunlar şu şekildedir. Çankaya, Osmangazi 3’er, Nilüfer, Karşıyaka, Kartal, Seyhan, Kepez ve Karabağlarda 2’şer Tüketici Hakem Heyeti hizmet vermektedir. Başkan dâhil beş üyeden oluşan heyet ayda en az iki kez toplanmaktadır.

Yapılan son değişik düzenlemeler ile Bilirkişi ve tebligat ücretleri kaybeden taraf satıcıya yüklendi. Bu bir önceki mülga 4077 Sayılı TKH Kanunda yoktu. Yine son değişiklik kapsamında heyetlerin parasal sınırı 6502 Sayılı TKH Kanun ile ilçelerde 2.000 TL, illerde ise 3.000 TL’ye çıkarılmış oldu. Bu miktar her yıl artırılmaktadır. 2015 yılı itibariyle bu limitler ilçelerde 2.200 TL’ye, illerde 3.300 TL’ye yükselmiştir. Kanun heyetlerin daha fonksiyonel ve işlevsel olması için Tüketici Hakem Heyetlerinin çalışma, usul ve esaslarını kuruluş ve görev alanı, raportör, başvuru, inceleme, karar ve karara itiraz, huzur hakkı ve ücreti ve diğer hususlar başlığı altında kanun maddeleri ile normlaştırmıştır. Bu normatik ve kuram içinde;  Tüketici Hakem Heyetleri ve Raportör başlığı altında ayrı ayrı yönetmelikler ile çalışma, usul ve esasları belirlenmiştir.

Uygulama ve uygulamada yaşanan temel sorunlar
Basit başvuru ile sistemin işleyişi amaçlanmıştır. Bu ıslak imzalı ve yazılı bir dilekçe ile şahsen veya vekil aracılığıyla yapılabilmektedir. Hatta e-devlet veya bakanlığın tüketici bilgi sistemi (TÜBİS) ile elektronik ortamda başvuru yapılması mümkün hale getirilmiştir. Ancak yaşanan teknik bazı sorunlar yüzünden henüz beklenen işlevsellik getirilememiştir.

Hakem heyetine tüketici veya vekilinin aracılığıyla da posta yoluyla başvuru yapılabilmektedir. Yalınız burada bir keyfi davranışta söz konusu ne yazık ki olabilmektedir. Bazı tüketici hakem heyetlerinin gönderilen posta başvurularını almadıklarını veya gerekçesi kabul edilemez bahanelerle geri iade ettiklerini müşahede etmekteyiz.

Şikâyet başvurusu dilekçesi ekinde şikâyet konusuna ilişkin belge ekli değil ise bu bile bahane edilerek tüketiciler kapıdan döndürülmektedir. Yani bir disiplinsizlik ve keyfiyet ile tüketiciler devlet kapısında hak aramaya giderken heyet görevlisi tarafından ayrıca mağdur edilmektedir. Hâlbuki kanun uygulamanın nasıl olacağını hüküm altına almıştır.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 12. Maddesi, bilgi ve belge isteme yetkisi başlığı altında belgenin taraflardan nasıl ve ne şekilde temin edilmesi gerektiğini ve kararın ne şekilde verileceğini açıkça belirlemiştir. Bu hüküm maalesef uygulanmamaktadır. Zira esas itibariyle 6502 sayılı Tüketici Kanunu amacı tüketicilere kolaylık sağlamak ve korumaktır. Zaten Anayasanın 172. Maddesinin amir hükmü de bu doğrultudadır.

Elbette ki soruna esas teşkil eden bazı etkenler vardır. Bunlar heyetlerin binalar içindeki fiziki yapı yetersizliği, eksik ve niteliksiz eleman kadrosu, malzeme temininde yaşanan bazı sorunlar, artan şikâyet başvuru sayısı ve bence en önemlisi niteliksiz üye oluşumudur. Kesinlikle Hakem heyetlerinin nitelik olarak işlevsel hale getirilmesi kaçınılmazdır ve elzemdir.

Tüketici Hakem Heyetlerinde görev alacak tüm üyelerin bazı aşamalardan geçirilerek görevlendirilmesi gerekir. Kanun bilgisi, hukuki dil kullanımı, inceleme ve yargılama tekniği, karar yazım tekniği vb. aşamalardan sınav yöntemiyle belirlenmesi şarttır. Yani ahbap çavuş ilişkisi veya dernek üye sayısı bağlamında üye belirlenmesi rasyonel bir çözüm değildir.

İstisnalar hariç çoğunluk hakem heyetleri şikâyet konusu uyuşmazlığın işlem tarihine göre mi, yoksa başvuru tarihinde ki mevzuata göre mi inceleme yapılacağı ve karar verilmesi gerektiğini bile bilememektedir. Durum bu derece vahimdir. Verilen kararlar hukuki bilgiden ve yazım tekniğinden yoksun olunca, yazılan kararların gerekçeleri de o derece komik ve düşündürücüdür.

İşlem tarihi itibariyle mülga 4077 sayılı Tüketici Kanunu yürürlükte iken kredi kartından alınan kart aidatı bedeli veya krediden alınan dosya masrafı ve değişik adlar altındaki kesintilerin iadesine ilişkin verilecek kararın şaşkınlığı ve kafa karışıklığı halen yaşanmaktadır. Bugün hakem heyetine yapılan başvuruların çoğunluğunu bu bedellerin iadesine ilişkin başvurular oluşturmaktadır. Bir önceki köşe yazımızda da değindiğimiz üzere bu bedellerin iadesi için bugün bile başvurusu yapılmış olsa da;  kesintinin işlem tarihinde hangi kanun yürürlükte ise o kanun hükmüne göre karar verilmesi gerekir, demiştik.

Uzun lafın kısası; Tüketici Hakem Heyetleri çözüm merci olmaktan uzak bir görünüm içindedir. Sorun çözüm merci olan bu kamusal yapı maalesef sorun üretme merci haline dönüştürülmüştür. Acilen buraya bir neşter vurulması gerekir!

Hani bir söz var ya, “Bad-el, Harab-ül Basra” teşbihte hata olmaz, ben onu “Bad-el, Harab-ül Tüketici Hakem Heyeti” desem sanırım hata etmemiş olurum…  Yani Basra (Tüketici Hakem Heyeti Sistemi) harap olduktan sonra yapacağınız olumlu anlamda ne varsa bile fayda etmez, biline…

Bizi sosyal medya üzerinden takip edebilir, sorularınızı iletebilirsiniz.

BLOG               :TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- http://tuketicihukukuakademisi.blogspot.com
E-POSTA           :tuketicibilgi@gmail.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Güvenli İnternet İhbar

FLAŞ... FLAŞ... FLAŞ... TURKCELL'E YARGI ŞOKU..!

Tüketici Hukuku Akademisi

Yorum Ekle



Tüketici Hukuku Akademisi

BİLGİ: CEP TELEFONU VEYA E-POSTA ADRESİNİZE GELEN "DOSYA MASRAFI VE KREDİ KARTI AİDAT KESİNTİLERİNİ GERİYE DOĞRU 10 YIL OLARAK ALIYORUZ" ŞEKLİNDEKİ SMS, MAİL VE SESLİ ÇAĞRILARA İTİBAR ETMEYİNİZ... BU BİR DOLANDIRICILIKTIR!!!

Yorum Ekle

ip adresi

Paylaş- Twitle-Mail- Yazdır-Ekle

Tüketici Hukuku Akademisi Gadgets