Sayfalar

Site İçinde Ara

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

19 Haziran 2015 Cuma

Tüketici Hakem Heyetleri Belirsiz Alacak Şikayetlerine Bakar.

https://www.facebook.com/tuketicihukukuakademisi.blog
Tüketici Hakem Heyetleri "Belirsiz Alacak"la ilgili şikayetlere bakar.

Bu konuyla ilgili eminiz ki birçok kişinin kafası karışmıştır. Zira belirsiz alacakla ilgili mevzuat yeni olarak 6100 Sayılı HMK kapsamına alınmıştır. Özellikle çoğu hukukçunun üzerinde hem fikir olduğu husus bu kanunun 107. maddesinin yorumuyla alakalıdır. Buradan anlaşılacağı üzere belirsiz alacağa konu alacağın tamamının veya belirlenebilmiş miktarın dışında kalan kısmının tespiti ve belirlenmiş kısmınında eda davası niteliğinde olduğu şeklidir. Alacaklı alacağın belirlenebilmesinin tam ve kesin olarak mümkün olmadığını, dolayısıyla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalarak belirsiz alacağını tespiti ve tahsilini istemektedir... Ancak uygulamada farklılıklar olmaktadır. 

Biz daha çok tüketici davalarına konu olacak belirsiz alacakla ilgili inceleme yaptığımızda Tüketici Mahkemelerinde alacaklının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını belirtmiş olmasına rağmen harca esas dava değeri veya miktarına bakılarak  dava şartının olup olmadığına bakmaktadır. Ki bu usul bakımından önem kazanmaktadır. 


Çoğunluk uygulama ve hakim görüş harca esas dava değeri kanunun getirdiği bir zorunluluk olduğundan usul bakımından mahkemenin aslında işin esasına girerek tahkikat ve inceleme yapmasını gerektiği şeklindedir. 

Fakat bazı uygulamalarda bu usul uygulanmamakta olup fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş olsa bile mahkemece harca esas dava değeri veya miktarına bakılarak dava şartının olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmektedir. 

Halbuki Yüksek Yargıtay yerleşik içtihadları belirsiz alacak davasında alacaklının fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğunu, alacak miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla kanuni zorunluluk olarak şimdilik bir miktar belirterek davasını açtığını talep edilmiş olduğunun açıkça belirtilmiş olmasına rağmen davanın esasına girilmeden ve inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir şeklinde kararları vardır. 

Yargıtay 13. HD. Üyesi Nuri Güleç Makalesi TIKLAYINIZ.
 PDF olarak İNDİR.

Yargıtay 13.HD. 2015/11230 E., 13/04/2015 tarih ve 2015/11810 K. sayılı kararı için TIKLAYINIZ.

Yargıtay kararı açıkça göstermektedirki belirsiz alacak davasında alacaklının talebinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutması ve harca esas dava değerini şimdilik bir miktar belirterek açmış olması HMK.107. Md. sine göre usul bakımından bir dava şartı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. 

Bununla ilgili Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Müdürlüğünce 81 İli kapsayacak şekilde başlatılan Tüketici Hakem Heyetlerine yönelik başlatılan eğitim çalışmasında 6502 Sayılı Tüketici Kanunun getirdiği yenilikler ve Tüketici Hakem Heyetleri uygulama esasları sunumunda belirsiz alacakla ilgili tüketici şikayetlerinin Tüketici Hakem Heyetlerinin görev alanında olduğu hususu belirtilmiştir. 

Tüketici Hakem Heyetleri Eğitim Çalışması Sunumu için TIKLAYINIZ.
PDF olarak İNDİR.

Burada şu anlaşılmaktadır; mahkemelerin farklı uygulamaları (harca esas dava değeri) sebebiyle hak kaybına uğrayan tüketicilerin mahkemeye gitmeden hakem heyeti parasal sınırı içinde kalan taleplerinde belirsiz alacakla ilgili başvurularının buraya yapılmasının uygun olduğu ileri sürülmüştür. Hatta Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Üyesi Nuri Güleç'inde görüşü bunu desteklemektedir. Aslında Yargıtay Üyesi sunumunda mahkemelerin fazlaya ilişkin talebi göz ardı ederek sırf dava değerini göz önüne alıp usul yönünden davayı red etmesinin usul bakımından hükmün hatalı olduğunu ileri sürsede mahkemelerdeki yığılmanında önüne geçilmesi bakımından Tüketici Hakem Heyetlerinin belirsiz alacak konusunda şikayetleri kabul edebileceğini belirtmiştir. Bu makaleyi okumanızı özellikle tavsiye ederim.

Özetleyecek olursak; Örneğin bir bankanın kredi veya kredi kartı müşterisi olun. Bankanın dosya masrafı, manuel komisyon masrafı, istihbarat ücreti, kredi kartı aidat bedeli vb. adlar altındaki ücret kesintileri için tüketicilerin 10 yıl geriye dönük olarak bankadan talep etme hakları vardır. Burada birkaç hususu belirtmekte yarar görmekteyiz. 

1- Elinde kesintileri gösteren belge varsa tüketiciler dilekçelerinde harca esas değeri belirtirken bu miktarı şimdilik .... TL diye belirtmelidir. Tabi bu miktar konu ve talep kısmında da belirtilmelidir. Neden şimdilik dedik? Zira bankanın daha fazla bir ücret kesintisi yaptığı kuşkusu var ve elinizde de bunu kanıtlayacak bir belge yoksa o zaman şimdilik demek ve (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) demek belirsiz alacak talebinizde önem kazanacaktır.

2- Kesintilerin Resmi Gazetenin 3 Ekim 2014 tarihinde ve 29138 sayı nolu sayısında yayınlanan BDDK'nın "Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği"nden önce alınmış gerekir.

3- Belirsiz alacak davalarında avans faizi talep edilebilmektedir.

Tüketici Hakem Heyetlerine başvurularda banka belgeleri istenmektedir. Belgenin olmaması dilekçenin işleme alınmaması anlamına gelmemektedir. 

Hakem heyetleri başvuruyu 6 ay içinde karara bağlar. Bu iş yükü veya diğer sebeplere bağlı olarak en fazla 6 ay daha uzatılabilir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Güvenli İnternet İhbar

FLAŞ... FLAŞ... FLAŞ... TURKCELL'E YARGI ŞOKU..!

Tüketici Hukuku Akademisi

Yorum Ekle



Tüketici Hukuku Akademisi

BİLGİ: CEP TELEFONU VEYA E-POSTA ADRESİNİZE GELEN "DOSYA MASRAFI VE KREDİ KARTI AİDAT KESİNTİLERİNİ GERİYE DOĞRU 10 YIL OLARAK ALIYORUZ" ŞEKLİNDEKİ SMS, MAİL VE SESLİ ÇAĞRILARA İTİBAR ETMEYİNİZ... BU BİR DOLANDIRICILIKTIR!!!

Yorum Ekle

ip adresi

Paylaş- Twitle-Mail- Yazdır-Ekle

Tüketici Hukuku Akademisi Gadgets