Hesap İşletim Ücreti

DANIŞTAY 15. DAİRESİ 2014/9570 ESAS, 06/02/2018 GÜN VE 2018/1194 KARAR, SAYILI KARARI İLE BANKALAR VADESİZ MEVDUAT HESAPLARINDAN "HESAP İŞLETİM ÜCRETİ" ALAMAYACAK

Sayfalar

Site İçinde Ara

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim
DANIŞTAY 15. DAİRESİ 2014/9570 ESAS, 06/02/2018 GÜN ve 2018/1194 KARAR, SAYILI KARARINA GÖRE; BANKALAR VADESİZ MEVDUAT HESAPLARINDAN "HESAP İŞLETİM ÜCRETİ" BEDELİ ALAMAYACAK

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Doğalgaz, Su veya Elektrik Borcundan Dolayı Başlatılmayan Abonelik




Elektrik, doğalgaz ve su aboneliklerinde; bir önceki abonenin borcunun ödenmesi dayatması…



Zabıta Gazetesi-Eylül 2015
İşyeri ve konut kiralarken çoğu kiracının yaşadığı başlıca ilk sorun su, elektrik ve doğalgaz borçlarından kaynaklanan abonelik işlemlerinin yapılamamasıdır. Daha önceki abonenin borcunu, yeni aboneden tahsil edilmesi sorunudur. Bunun başlıca ana nedenleri abonelik işlemini yapacak kurum veya şirketin yasa hükümlerini açık açık çiğneyerek kendi bildiklerini okuması ve dayatmada bulunmasıdır. 



Bu sorunu iki başlık altında irdelemek gerekirse,




1-      Elektrik, doğalgaz ve su aboneliği, bu hizmetten yararlananın yasal olarak abonelik sözleşmesini kendi adına yapmasıdır.



Kanun, yönetmelik, tebliğ ve kurul kararları doğrultusunda gerçek ve tüzel kişiler abonelik başvurusunda bulunabilir. Elektrik, doğalgaz ve su hizmet alımında abone dışında bir başkasının kullanımının tespit edilmesi halinde, aboneliğin bu hizmetten yararlanan kişi adına yapılması esastır. Fakat buna mani hallerde vardır. Zira bu kurumlar abonelik yapılacak yerin mesken veya ticarethane olması durumunda tapu ya da kira kontratı vb. gibi evrakların temin edilmesi durumunda abonelik tesis işlemini yapmaktadır. Ancak bazı gerçekleri burada belirtmekte yarar vardır. Çoğu kiracının kira kontratı yoktur. Çoğu mülk sahibi halk arasında bilinen ismiyle deprem (DASK) vergisini ödememiştir veya ödememek istememektedir. Bu gibi hallerde kiracının elektrik, doğalgaz ve su abonelik işlemlerini yapabilmesi pek tabi mümkün değildir. Kiracının elinden olmayan bir nedenden dolayı aboneliğini yapamaması halinde birçok sıkıntı beraberinde gelmektedir. Elektrik, doğalgaz ve suyun sayaçlarının sökülmesi ve benzeri gibi sorunları sıralayabiliriz. O halde burada mülk sahibinin bu gibi yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklı eksikliği veya ihmali olduğunun kabul edilmesi gerekir. Ve bu sebeplerden dolayı doğabilecek mağduriyetlerden oluşacak maddi ve manevi zararların tazmini ile hukuki sorumluluğun kiraya veren mülk sahibine ait olacağını kabul etmek gerekir. Kiracının mağdur edilmemesi için kurumlar, bu işin aciliyetini de göz önüne alarak derhal kimlik ve mernis adres kayıt sistemi üzerindeki bilgileri esas alarak abonelik işlemini yapması pratik ve daha kolay bir çözüm getirecektir. Kısacası mal sahibinin vermediği veya vermek istemediği kira kontratı ve ödemediği deprem (DASK) vergisi sebebiyle kiracının abonelik işleminden alı konulması ve alacağı bu hayati hizmetlerden mahrum bırakılmaması gerektiği gibi bir hak ihlali olarakta kabul edilmelidir.



Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; dürüstlük ve iyi niyet ilkesi, herkesçe uyulması ve yerine getirilmesi gereken temel kural olmakla birlikte yasal, insani ve de ahlaki de bir görevdir. Yani karşısındakinden beklediğini, bu beklenti içinde olan tarafında karşısındakine vermesiyle mümkün olabilmektedir.



Konut veya işyerini kiraya veren mal sahiplerinin de burada sorumluluğu ve yükümlülükleri bulunmaktadır. Kiraya verilen yerin bir sonraki kiracıya eksiksiz, sağlam ve kurumlara olan borçlarından ari olarak teslim edilmesi Borçlar Kanununda da hüküm altına alınmıştır. Tabi buna kim ne kadar riayet ediyor orası tartışılır!



2-      Başka abonenin borcunu, yeni aboneye yükletilmemesidir.



Hukukta suç ve borç da şahsilik esastır. Bir başkasının işlediği suç veya borçtan dolayı sorumlu tutulmak kabul edilemez bir gerçekliktir. Yani kanun yapılmasını emrettiği ile uygulaması arasında aykırılıklar bulunmaktadır.



Bir başkasının önceki tüketimlerine ait borcunu kabul etmediğinizi söylediğinizde abonelik işlemi yapılmamaktadır. Kurum veya dağıtım şirketince araştırma yapıldıktan sonra abonelik işlemi yapılacağı söylenmektedir.… Evet, gerçekten uygulama aynen ve eksiksiz olarak bu şekilde yapılmaktadır. Ne yazık ki bugün birçok tüketicinin karşılaştığı sorunların başında da bu bahsettiğimiz husus başı çekmektedir. Aynı kullanım yerine ait başka müşterinin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçlarının, yeni müşteri tarafından ödenmesinin talep edilmesi, gerçeği bulunmaktadır. Bu her ne kadar inkâr edilse de bunun gerçekliği ortadır ve yaşanılmaktadır.



Geldiğimiz çağ teknoloji ve internet çağı… Vatandaş elektrik, doğalgaz ve su hizmeti satın almak istediği kuruma veya dağıtım şirketine gittiğinde bir kimlik belgesi ile söz konusu abonelikleri kolaylıkla ve rahatlıkla yapabilmelidir veya yapması sağlanmalıdır. Hayatın doğal akışına bağlı olarak elektrik, doğalgaz ve su gibi temel ve zaruri ihtiyaçlar hiçbir şarta ve kurala bağlı kılınmamalıdır.

Mal sahibinin kira kontratına, ödemediği deprem (DASK) vergisine ve bir önceki abonenin tüketim borcuna dayalı şartları ileri sürerek vatandaşı bu hizmeti satın almaktan mahrum bırakmak,  hiçbir haklı gerekçe ile izah edilemez ve kabul edilemez bir gerçekliktir.



Dolayısıyla kiralanan konut veya işyerinin abonelik işlemlerinde önceki kiracının bıraktığı borç yüzünden sonraki kiracı çok sıkıntı çekmektedir. Kurumlar ve özelleştirme sonrası şirketler tarafından işletilen elektrik dağıtım aboneliklerinde başkasına ait olan borç sebebiyle abonelik yapılmaması bir hukuksuzluktur.



3-      Doğalgaz, su veya elektrik borcundan dolayı başlatılmayan abonelik için izlenecek yol.



1-      Yeni abonelik tesisi için kurum veya şirkete başvurunuz.

2-      Eski abonenin borcu yüzünden yeni sözleşme imzalanmayacağı söylenirse, bunu yazılı olarak isteyiniz.

3-      Eski kiracının borcunu ödemeden önce kuruma bir dilekçe verip bu parayı zorunluluktan ödediğinizi, aslında borcunuzun olmadığını, sırf (elektrik, doğalgaz veya suyu) açtırabilmek için ödediğinizi belirten bir beyanda bulunun. Veya benim acil ihtiyacım var, ben bu borcu ödeyip aboneliğimi yapmak daha sonra bunu hukuki olarak hakkımı aramak istiyorum derseniz, eski abonenin borcunu ödeyiniz. Ödeme belgesinin üzerine “Hukuki haklarım saklı kalmak kaydıyla, kendime ait olmayan bir borcu abonelik işlemimin yapılması için zorunluluktan ödedim.” Şeklinde bir şerh notunu yazınız.

4-      Sonra parayı ödeyip, abonelik işleminizi yapıp (elektrik, su ve/veya doğalgaz) açtırın.

5-      Hatta bu belgeyi daha sonra doğrudan icra takibine koyarak alacağınızı tahsil edebilirsiniz. Ola ki su, elektrik ve doğalgaz dağıtım firmaları bu alacağa itiraz ederlerse Tüketici Mahkemesinde “itirazın kaldırılması, takibin devamı ve yüzde 20 oranında icra inkâr tazminatı ödenmesi” talepli olarak dava açabilirsiniz. Veya Ödediğiniz parayı geri almak için "İstirdat-Alacak" davası açın. Daha önce bu yöntemi uygulayanların tek celsede lehine karar verildiği mahkeme kararlarıyla sabittir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus ise şudur; 3. şıkta belirtilen şekilde bir itirazi kayıt dilekçesi verilmeden ödemede bulunulmaması veya ödemede bulunulsa bile mutlaka ödeme belgesi üzerine şerhin düşülmesidir.

6-      Yukarıdaki maddelerden hiçbirini yapmadan da Tüketici Mahkemesinde muarazanın men'i davası açıp (Doğalgaz, su veya elektrik) dağıtım şirketinin abonelik sözleşmesi imzalamasını sağlayabiliyorsunuz.

Dilekçe Örneği: (Not: Aşağıdaki Dilekçenize Sadece Size Uygun Olan Bir Başlık Kullanınız)

………………………… Genel Müdürlüğü’ne (Su ve Doğalgaz İçin Başlık)

………………………… Elektrik Perakende Satış A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne (Elektrik İçin Başlık)


Tarih   : ……/…../201…
Konu: …… Abonelik sözleşmesi yapılması.

Elektrik/Su/Doğalgaz* aboneliği işlemleri için .../.../201.. tarihinde kurumunuza/şirketinize başvuruda bulundum. Abonelik işlemim aynı adreste daha önceden ikamet etmiş olan abonenin borcundan dolayı yapılmamıştır. Bu uygulamanın hiçbir hukuki dayanağı yoktur.  Yasal hakkımı "ihtirazi kayıt şerhi"yle saklı tutuyorum.

Zaruri ihtiyacımdan dolayı bana ait olmayan borcu ödeyerek abonelik işlemimin yapılmasını ivedilikle talep ediyorum.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Abonelik Talebinde Bulunan
Adı ve Soyadı: ………………….
İmza: ……………………………
Adresi: …………………………………………………


NOT: Bu sayfadaki bilgi ve dilekçe örneği kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Kaynak: Tüketici Hukuku Akademisi

Dilekçe Örneği: (Not: Dilekçenize Bir Başlık Kullanınız)

………………………… Genel Müdürlüğü’ne (Su ve Doğalgaz İçin Başlık)
………………………… Elektrik Perakende Satış A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne (Elektrik İçin Başlık)

Tarih   : ……/…../201…



Elektrik/Su/Doğalgaz* aboneliği işlemleri için .../.../201.. tarihinde kurumunuza/şirketinize başvuruda bulundum. Abonelik işlemim aynı adreste daha önceden ikamet etmiş olan abonenin borcundan dolayı yapılmamıştır. Bu uygulamanın hiçbir hukuki dayanağı yoktur.  

Yasal hakkımı "ihtirazi kayıt şerhi"yle saklı tutuyorum.

Zaruri ihtiyacımdan dolayı bana ait olmayan borcu ödeyerek abonelik işlemimin yapılmasını ivedilikle talep ediyorum.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Abonelik Talebinde Bulunan
Adı ve Soyadı :
İmza            :
Adresi           :

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Karar Örnekleri:

Örnek- 1:

T.C.YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2003/17444 K. 2004/7862 T. 24.5.2004

• MUARAZANIN MEN'İ TALEBİ ( Su Tekelini Elinde Bulunduran Kamu Kurumunun Borcu Bulunmayan Kişiyle Abonelik Sözleşmesi Yapması Mecburiyeti - Önceki Kiracının Su Borcunun Bulunmasının Yeni Kiracıyla Sözleşme Yapılmasına Engel Olamayacağı)
• SU ABONELİK SÖZLEŞMESİNİ YAPMA MECBURİYETİ ( Su Dağıtım Tekelini Elinde Bulunduran Kamu Kurumunun Önceki Kiracının Su Borcu Nedeniyle Yeni Taşınan Kişiyle Sözleşme Yapamayacağına İlişkin Yönetmelik Hükmünün Geçersiz Olması)
• KİRACININ SU BORCUNU ÖDEMEDEN TAŞINMASI ( Yeni Taşınan Kiracının Su Aboneliği Talebi - Su Tekelini Elinde Bulunduran Kamu Kurumunun Borcu Bulunmayan Yeni Kiracıya Su Vermek Zorunda Olması) • BORÇTAN DOLAYI SUYU KAPATILAN DAİRE ( Abone Olan Kiracının Tahliye Ettiği Daireye Taşınan Yeni Kiracının Abonelik Sözleşmesi Talebi - Su Tekeline Sahip Kamu Kurumunun Borcu Olmayan Kişiyle Sözleşme Yapması Mecburiyeti)
ÖZET : Su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu olan davalının abonelerle yaptığı abonelik sözleşmesi iltihaki sözleşme niteliğinde olup, somut olayda olduğu gibi su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu, alacağını kendi abonesinden isteyebilir. Sözleşme yapma tekeli elinde bulunan bu gibi kamu kurumlarının borcu olmayan kişilerle abonelik sözleşmesi yapması zorunludur. Davalı kurumun çıkardığı yönetmelikte aksine bir hüküm bulunması da sonucu değiştirmez. Aksine bir durumun kabulü borcu bulunmayan şahsın, tekeli elinde bulunduran kurumun sözleşme yapmaması nedeniyle mağduriyeti sonucunu doğurur ki bunun da kabulü mümkün değildir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. DAVA : Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı, 57/A numaralı işyerinin maliki olduğunu, taşınmazın uzun zamandır kirada bulunduğunu ve taşınmazda kullanılan su aboneliğinin de dava dışı 3. şahıs adına yapıldığını, davalının taşınmazda kullanılan suyu abone olan kiracının borcunu ödememesi nedeniyle kapattığını, ancak kiracının taşınmazı tahliye etmesine rağmen davalının önceki kiracının su borcundan dolayı suyu vermediğini ileri sürerek muarazanın meni ile suyun açılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yönetmeliğin 31/3 maddesi uyarınca önceki su borcu ödenmediği için davacının yeni abone olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, BUSKİ tarifeleri yönetmeliğinin 31/3 maddesi gereğince abonelik sözleşmesi devam ederken borç tasfiye edilmeden aboneliğin feshi veya yeni bir abonelik sözleşmesi düzenlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının dava konusu taşınmazın maliki olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Abone olan kiracının mecuru tahliye ettiği kiracının ve ondan sonraki kiracıların su parasını ödemediği davalının da kiracılar aleyhinde icra takibi yapıp bir kısım su bedelini tahsil ettiği ancak taşınmazın suyunun kesik olduğu dosya içindeki belgelerden ve taraf beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazda bulunan kiracılar tarafından kullanılan suyun bedelinin ödenmemesi sebebiyle kendisinin abone yapılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalının su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu niteliğinde bulunduğunda duraksama yoktur. Su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu olan davalının abonelerle yaptığı abonelik sözleşmesi iltihaki sözleşme niteliğinde olup somut olayda olduğu gibi su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu alacağını kendi abonesinden isteyebilir. Sözleşme yapma tekeli elinde bulunan bu gibi kamu kurumlarının borcu olmayan kişilerle abonelik sözleşmesi yapması zorunludur. Davalı kurumun çıkardığı yönetmelikte aksine bir hüküm bulunması da sonucu değiştirmez. Aksine bir durumun kabulü borcu bulunmayan şahsın, tekeli elinde bulunduran kurumun sözleşme yapmaması nedeniyle mağduriyeti sonucunu doğurur ki bunun da kabulü mümkün değildir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yarama ( BOZULMASINA ), peşin harcın istek halinde iadesine, 24.5.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Örnek-2:
 T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 1994/8173 K. 1994/9655 T. 7.11.1994
• BAŞKASINA AİT BORCUN ÖDENMESİ ( Elektrik Abonmanlığı İçin Önceki Abonenin Borçlarının Ödenmesi )
• HAKSIZ İKTİSAP ( Elektrik Abonmanlığı İçin Önceki Abonenin Borçlarının Ödenmesi )
• ELEKTRİK ABONELİĞİ ( Abonmanlık İçin Önceki Abonenin Borçlarının Ödenmesinin Haksız İktisap Teşkil Etmesi )
818/m.62
ÖZET : Her sözleşme kural olarak, yalnız kendi tarafları için haklar ve borçlar doğurur. Borç ilişkisinden doğan alacağın ileri sürülmesi sadece borçluya karşı olur. Sözleşmede taraf olmayan davacının ihtirazi kayıt ileri sürerek başkasına ait olan borcu ödemesi zorunda bırakılması halinde; ödeme rıza ile olmadığından davacı, BK.nun 62. maddesinde anlamını bulan borçlu olmadığı şeyi özgür iradesi ile veren kişi durumunda kabul edilemez. Bu nedenlerle haksız iktisap gerçekleşmiştir.
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı, satınaldığı dükkan için elektrik abonman sözleşmesi yapılması amacıyla davalı TEK Genel Müdürlüğü Karşıyaka Şubesi'ne müracaatta bulunduğunu, eski abonenin borcunun ödenmesi koşulu ile kendisi ile sözleşme kurabileceklerini bildirdiklerini, zorunluluk altında ve ihtirazi kayıt dermeyan ederek eski abonenin borcunu ödeyip, sözleşmenin düzenlenmesini sağlıyabildiğini öne sürerek, ödediği 32.673.048 TL. ödeme tarihi 3.2.1994'den itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan evvel abone bulunan kişinin kaçak ve normal elektrik tüketiminden borçları olduğunu, bu borç ödenmeden abone olunmasının mümkün olmadığını, ihtiyariyle borcu ödeyen davacının eski aboneden alacağını istemesi gerektiğini savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK.nun 62. maddesi uyarınca borçlu olmadığı şeyi ödeyen kimsenin hataen borçlu olduğunu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu geri alamayacağını, davacının ihtiyari ile ve bir hataya dayanmadan kendisine ait olmadığını bildiği borcu ödediğini kabul etmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, yeni maliktir, adına elektrik abonman sözleşmesi yapılmasını istemiştir. Bu istem; bireylere eşit bir şekilde yararlandırılması zorunlu kamu hizmetlerinden biri olan elektrik dağıtımına dayanmaktadır. Gerçekte Kamu Kuruluşlarının, Kamu hizmetlerini vatandaşlara yasa ve yönetmeliklere uygun bir şekilde, eşit ve farklılık yaratılmaksızın sunması doğrudan görevidir. Davalı Kurum elinde olanak bulundukça kendisinden istenen hizmeti yerine getirmeye zorunludur.
Her sözleşme kural olarak yalnız kendi tarafları için haklar ve borçlar doğurur. Bu kurala sözleşmelerin nisbiliği denmektedir. Borçlar Hukukuna hakim olan temel ilke, sözleşmelerin nisbi hükmün doğurmasıdır. O nedenle davacı yeni malik ile elektrik abonman sözleşmesi yapılabilmesinin davalı Kurumun akdinin borcunun ödenmesi koşuluna bağlanması hukuki dayanaktan yoksundur ve az yukarıda açıklanan hizmetin amacına tamamen terstir. Davacının eski abonenin borcunu üstlendiği veya ona katıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Borç ilişkisinden doğan alacağın ileri sürülmesi sadece borçluya karşı olur, borç ilişkisi üçüncü kişiler için hüküm doğurmaz, sözleşme ile meydana getirilen alacak ya da borç şeklindeki hükümlerin hukuki sonuçlar meydana getirmesi sadece sözleşen taraflarla ilgilidir.

Davacı, ihtirazi kayıt dermeyan ederek borcu ödemiştir. O nedenle BK.nun 62. maddesinde anlamını bulan borçlu olmadığı şeyi özgür iradesi ile veren kişi durumunda kabul edilemez. O halde ödeme rıza ile değildir. Belli bir amacın sağlanması için zorla ödetme durumu bulunduğundan isteğin hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemenin hükmüne dayanak tuttuğu Dairemizin 1994/317 esas, 1958 karar sayılı ilamının dayandığı uyuşmazlıkta beliren maddi olgular bu davadaki maddi olgularla benzerlik arzetmediği, özellikle bu davada olanın aksine ihtirazi kayıt dermayan edilmeksizin ihtiyari ile bir ödeme yapıldığı tesbit edilmiştir. O nedenle, anılan ilam bu dava için emsal kabul edilip hükme gerekçe yapılamaz.
Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına ( BOZULMASINA ), peşin harcın istek halinde iadesine, 7.11.1994 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Güvenli İnternet İhbar

FLAŞ... FLAŞ... FLAŞ... TURKCELL'E YARGI ŞOKU..!

Tüketici Hukuku Akademisi

Yorum Ekle



Tüketici Hukuku Akademisi

BİLGİ: CEP TELEFONU VEYA E-POSTA ADRESİNİZE GELEN "DOSYA MASRAFI VE KREDİ KARTI AİDAT KESİNTİLERİNİ GERİYE DOĞRU 10 YIL OLARAK ALIYORUZ" ŞEKLİNDEKİ SMS, MAİL VE SESLİ ÇAĞRILARA İTİBAR ETMEYİNİZ... BU BİR DOLANDIRICILIKTIR!!!

Yorum Ekle

ip adresi

Paylaş- Twitle-Mail- Yazdır-Ekle

Tüketici Hukuku Akademisi Gadgets